Adalet ve İstikrar

Yıl:1 Sayı: 2 (Nisan - Mayıs - Haziran)

Adalet ve İstikrar

Editörden
Yetkin Düşünce dergisinin ikinci sayısı ile karşınızdayız. Birinci sayımızda işlediğimiz, en az özgürlük kadar önemli ve belki insanlığın sürekli sorunlarının, arayışlarının, tahayyüllerinin ve beklentilerinin konusu olan “adalet”i, istikrar kavramı eşliğinde ele alıyoruz. Adalet ve istikrar, toplum için ayrı ayrı gereklilik arz etmekle birlikte, bazan istikrarın adalet aleyhine ve adalete ket vurucu bir şekilde konumlandırılması kısa ve uzun vadede problemlere yol açmaktadır. 
 
Adalet konusuna farklı açılardan yaklaşan yazıları bulacaksınız bu sayıda. Ümit Aktaş, Ömer Çaha, Muhammet Özdemir, Emre Bağçe, Ayşe Yaşar Ümütlü, Ilhami Güler, Buğra Kalkan, Muhammet Çelik, Abbas Pirimoğlu, Şaban Ali Düzgün, Adnan Demircan, Hasan Ocak, Mehmet Azimli ve Kadir Canatan beyefendiler adalet konusundaki analizleriyle bu sayıya katkıda bulunmuşlardır. Kendilerine şükranlarımı arz ediyorum. 
 
Ayrıca dosya dışı yazılarda M. Yaşar Soyalan’ın küresellik üzerine bir makalesini bulacaksınız. Bunları da zevkle okuyacağınızı düşünüyoruz. Kültür Sanat bölümünde iki yazımız ve iki ayrı gezi yazımız var. Kitap analizleri bölümümüzde konuyla ilgili Zafer Iqbal, Mutahhari ve John Rawls’ın eserlerine yapılmış kritikleri bulacaksınız. Zaman zaman ilgiyle takip edeceğiniz bir bölüm ekledik; Karşılaşmalar. Bu sayıda, adalet ve istikrar konusunda AK Parti milletvekili Reşat Petek ve CHP milletvekili Mehmet Bekaroğlu ile yapılmış mülakatlarımız var. Kendilerine de katkıları için teşekkürlerimi sunuyorum. 
 
Dergimiz Yetkin Düşünce’nin ilk sayısı çıktıktan sonra, her anlamda yoğun bir teveccühle karşılandığını buradan belirtmek benim için bir zevk olacaktır. Öncelikle okuyucularımız katından çok olumlu tepkiler aldık. Okuyucularımız bize “sağlam bir iş yaptığımız”ı deklare ettiler. Doğrusu Yetkin Düşünce, halen Türkiye’de var olan serbest entelektüel düşünce üretimi anlamında devam eden boşluğu fark ederek yayın hayatına başlamıştır. Okuyucularımızın olumlu tepkileride bizi teyid etmektedir. Dolayısıyla dergimiz gelecek sayılarda da aynı ağırlık ve “yetkin”lik arayışıyla yoluna devam edecektir. 
 
Dergimizle ilgili düşünce ve görüşlerin, eleştirilerin hepsini değerli bulduğumuzu belirtmeliyiz. Bu minvalde dergimize bazı eleştiriler de gelmiştir. Onları burada belirtmek isteriz. Öncelikle dergiden tek bir ses çıkmadığı ve ortak fikirler sunulmadığı yönünde bazı eleştiriler yapılmıştır. Dergimiz, geçen sayıda da belirttiğimiz gibi, Türkiye’de farklı düşünce, görüş ve yaklaşımların kendisini ifade edeceği bir platform olarak düşünülmüştür. Bu çerçevede, Türkiye’nin düşünce evreni içinde yer alan tüm düşünce, görüş ve felsefi yaklaşımlara açık olduğumuzu burada tekrar belirtmek isteriz. Biz, ayağı bu topraklara basan, düşünce üreten, hakaret ve sövgü içermeyen tüm yaklaşımlara açık olmaya devam edeceğiz. Bu, dergimizde yayımlanan yazılarda dile getirilen tüm fikirleri kabul ettiğimiz anlamına gelmemektedir. Fakat düşüncenin özgürlüğünü savunuyoruz. Biz “en güzeline uymak” için “tüm sözlerin söylenmesi” gerektiğini düşünüyoruz. Ortak tek bir hedefimiz vardır: “Hakikate ulaşmak.” 
 
Ayrıca yayımlanmış yazılarımızın hepsi de eleştiriye açıktırlar. Onlarla ilgili eleştiri yazılarını yayımlamaktan memnuniyet duyacağız. Bu bağlamda Türkiye’de hala devam eden “homurdanma” gibi bir alışkanlığa da son vermek istiyoruz. Görüşü, düşüncesi, sözü olan herkesi eleştiriye ve yazmaya davet ediyoruz. Dergimizin hedefi, Türkiye’de entelektüel bir düşünce ve tartışma anlayışının yerleştirilmesidir.  
 
Gelecek sayımızın konusu “Dini Düşüncede Güncelleme” olarak belirlenmiştir. Bu konudaki yazılarınızı kısa süre içinde bekliyoruz. Yetkin Düşünce, sizlerin de gayret ve teşvikleriyle büyümeye devam edecektir. Gelecek sayıda buluşmak ümidiyle... 
 
Mustafa Tekin
Genel Yayın Yönetmeni

Dosya

Adaleti “İkamet” Ettirmek
Özet

Bir toplum küfürle abad olabilir; ama zulümle asla… 
Nizamülmülk
 
Anlaşılacağı üzere dünya ve evrenin belirli bir ölçü üzerine hareket eden yapısı vardır. Biz buna çok genel anlamda eşyanın gerçekliği diyebiliriz. Böyle bir ölçü ve düzenin verili olması, insanın oluşumunda müdahil olmadığı ve daha da önemlisi verili olan ilke ve ölçüleri dikkate alarak evrenle ilişki kurmasını gerektirmektedir.
 

...
Mustafa Tekin
Prof. Dr. / İstanbul Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Adalet, Ahlak ve Aidiyet
Özet

Aristo’dan beri siyaset teorisinde adalet kavramı iki anlayış üzerinden tartışıla gelmiştir. Birisi Aristo’nun dağıtım dediği kavram üzerinden anlamını bulan ve genel olarak sol düşüncenin öngördüğü adalet anlayışı. Diğeri ise herkesin piyasa şartlarında hak ettiğini almasına işaret eden prosedürel veya hakkaniyetçi adalet anlayışı.
 

...
Ömer Çaha
Prof. Dr./Sabahattin Zaim Üniversitesi
Adalet Toplumu mu Merhamet Toplumu mu?
Özet

Bu özgürleştirici gücün, tarihsel koşullara uyum göstermek suretiyle, köleleştirici güç olarak iş görmesi mümkün müdür? Ne yazık ki mümkündür, zira din hakimiyet kurma aracına yani hegemonik güce dönüştürüldüğünde bu sonuç kaçınılmazdır.

...
Şaban Ali Düzgün
Prof. Dr./Ankara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Cezalandırıcı Adalet Anlayışından Onarıcı Adalet Anlayışına Yönelişin Felsefî Arka Planı
Özet

1900’lü yıllara gelinceye kadar sistemler her ne kadar çeşitlilik arz etse de, genellikle inşa edilenlerin hemen hepsi cezalandırıcı adalet ve hukuk sistemleri olarak tasnif edilebilir. Daha çok bireyi suçlayan, davranışının tüm sorumluluğunu bireye atfeden teoriler, klasik cezalandırma uygulamaları ile adaleti sağlamak iddiasındaydılar. 

...
Ayşe Yaşar Ümütlü
Dr. / Necmettin Erbakan Üniversitesi
Kitap, Mizan ve Demir
Özet

Agamben’den hareketle diyebiliriz ki burada “egemen” kendisini de kapsayan yasayı, askıya alması suretiyle hem hukukun dışında ve hem de içerisinde olduğu gibi “istisna” hali de aynı vaziyettedir. Zira yasayı askıya alan “istisna”, aynı zamanda yasanın bir kuralı olarak da durmaktadır, yani hem dışında hem de içindedir.

...
Abbas Pirimoğlu
Avukat, Yeni Söz Gazetesi Yazarı
Adalet Dinin de Temelidir ya da Teolojik Magna Carta
Özet

Teknolojiden, doğaya, iletişimden anlam dünyasına kadar her şey kendi alanını düzenleyen “ilke” ile varlığını sürdürmektedir. İlke kuralı olmaz ise fizik kuralları, biyoloji, dilbilgisi vs. her şey karmaşıklaşır. İşte adalet de böyle bir şeydir. Adalet bireyler arasındaki ilişkilerin dengesidir.

...
Mustafa Çevik
Prof. Dr. / Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi
Rahmanî Siyaset ve Laiklik
Özet

Benim, İslam dünyasına önerim, Allah’ın Rahman sıfatı, nasıl ki dünyada mümin-kafir ayrımı yapmadan herkese “eşit” muamele ediyor; aynen onun gibi, siyaset ve devletin, Rahmaniyyet’in bir tecellisi olarak, ülke sınırları içinde bulunan her din ve dilden vatandaşlarına karşı tarafsız, adil, hakkaniyetli ve eşit davranmasıdır.

...
İlhami Güler
Prof. Dr. / Ankara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Adaletin İkamesi ve Siyaset
Özet

Zalimler (sömürgeciler) kadar mazlumlar (sömürülenler) da bu zulmün bir parçasıdır. Zira mazlumların suskunlukları olmasa, zalimler asla mütehakkim zorbalara dönüşemeyeceklerdir. Ve hatta çoğu kez doğrudan mazlumların yaltaklanmaları, kışkırtmaları ve dayanak olmaları zalimlere zulümlerinin fırsatını vermektedir.

...
Ümit Aktaş
Liberalizm Geleneği ve Adalet Teorileri
Özet

Prosedürel adalet teorileri daha önceden belirlenmiş soyut, genel ve eşitlikçi (ayrımcı olmayan) kuralların sonuçlarından bağımsız olarak uygulanmasını talep eder.

...
Buğra Kalkan
Dr./İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
Kapitalizm ve İdeolojilerin Adalet Karnesine Dair Notlar
Özet

İdeolojiler de, tarihin akışı içinde diğer tüm varlıklar gibi doğup, büyürler ve bir vakit sonra tarihin gidişatına ayak uyduramayıp güçlerini kaybederler. Ne gariptir ki, insanlığa zihinsel yol haritası sunmayı amaçlayan ideolojiler, demans veya alzheimer hastası gibi, bir vakit sonra kendi hikayelerini unutur, kendilerine yol gösterecek zihinsel yol haritalarına muhtaç hale gelirler.

...
Emre Bağce
Prof. Dr. / Marmara Üniversitesi
Dünyada Adalet Mümkün müdür?
Özet

Günümüzde adaletin ciddi bir problem olarak görülmesinin iki ana gerekçesi bulunabilir. Birincisi, sözünü ettiğimiz kurallı düzenden yoksunluktur. İkincisi ise, düzenden yoksunluğun yol açtığı karmaşada ihtiyacından fazla faydayı talep eden insanların yarattıkları suiistimallerdir.

...
Muhammet Özdemir
Yrd. Doç. Dr. / İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi
İnsan Doğasını Sonuna Kadar Zorlayan Bir Teklif
Özet

Kendisini, çocuklarını, anne babasını ve akrabalarını koruma ve gözetme imkanını elinde bulunduran birinin, bu imkanı bir kenara bırakıp sırf haklı ile haksız arasındaki adalet yerini bulsun diye onları korumaktan feragat edebilmesi, hiç şüphesiz büyük bir erdeme ve sarsılmaz bir imana ihtiyaç duyar.

...
Muhammet Çelik
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Adaletin Getirdiği İstikrar
Özet

Eğer liyakatsiz kişiler, layık olmadıkları makamlara getirilirse bu durum, toplum bazında negatif enerji üretir ve istikrara darbe vurur. Çünkü toplumlar böyle bir durumda kendini geri çeker. Yönetime katkıda bulunmaz.

...
Mehmet Azimli
Prof. Dr./Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Hz. Ömer’in Adaleti
Özet

Hz. Ömer’in âdil bir yönetici olarak anılmasının önemli sebeplerinden biri beytülmali yönetmedeki hassasiyetidir.Bu konuda muhtemel eleştirileri bertaraf edecek ve güven duygusunu geliştirecek bir icraat ortaya koymuştur.

...
Adnan Demircan
Prof. Dr./İstanbul Üniversitesi
Siyasetnamelerin Dili Olarak Adalet
Özet

Bugünkü terimlerle yiğitlik, hukuk devletini içselleştirmiş kolluk kuvvetlerinin yasaları koruma ve kollama işlemidir. Üçüncü değer olan “ölçü(lülük)”, öteki değerlerden daha çok bir düzen ve ahenge benzer.

...
Kadir Canatan
Prof. Dr./Sabahattin Zaim Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi

Dosya Dışı

Yeni Küresel Tanrı, Küresel Din ve Küresel İnsan
Özet

Sözlü Kültürden Uygarlığa İnsanoğlunun Uzun Hikâyesine Dair Bir Giriş

Şimdilerde ise bu insan, birkaç on yıldır sanalgörsel bir türe evrilmiş görünüyor. Bu son dönem insanı, bir kültür adamı olmaktan çok teknolojik adama, hatta süreç ilerledikçe onda kültürden bir eser kalmayacağı ve varlığının bir özgül ağırlığı olmayacağı için bir “sanal insan”a dönüşeceğe benziyor. 

...
Mehmet Yaşar Soyalan

Söyleşi

I. BÖLÜM Reşat Petek ile “Adalet ve İstikrar” üzerine
Özet

Bu sayımızda adalet konusunda yapılmış iki röportajı sunuyoruz. Adaletin tanımından, algılanışına; işleyiş ve pratikteki yansımalarına dair sorularımızı Meclis’ten iki önemli isme sorduk. Sorularımızı AK Parti’den Reşat Petek ve CHP’den Mehmet Bekaroğlu cevaplandırdılar. Kendilerine teşekkür ederken, tek bir kelimesine dokunmadan röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz.

...
Fatih Yaman
II. BÖLÜM Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu ile “Adalet ve İstikrar” üzerine
Özet

Bu sayımızda adalet konusunda yapılmış iki röportajı sunuyoruz. Adaletin tanımından, algılanışına; işleyiş ve pratikteki yansımalarına dair sorularımızı Meclis’ten iki önemli isme sorduk. Sorularımızı AK Parti’den Reşat Petek ve CHP’den Mehmet Bekaroğlu cevaplandırdılar. Kendilerine teşekkür ederken, tek bir kelimesine dokunmadan röportajla sizleri başbaşa bırakıyoruz.

...
Fatih Yaman

Kültür Sanat

Ağa Han Mimarlık Ödülleri
Özet

Ödüllerin; gelişim ve değişimde ne denli önemli ve işlevsel oldukları aşikardır. Teknik, sanatsal, kültürel, siyasi ve sosyal her alanda ödülün teşvik edici gücünü ve yönlendirici etkisini görmek mümkün. Bu yüzdendir ki birçok alanda ödül sistemi geleneksel hale getirilmiş ve kurumsallaştırılmıştır. Mimarlık dünyasının da gündemlerinin, parlayan yıldızlarının, ilgi gören konseptlerin takip edilebileceği uluslararası, bölgesel veya ulusal birçok mimarlık ödülü mevcuttur. Bunlardan bazıları diğerlerine göre daha öne çıkar ve bu ödülleri almak proje sahibi mimarın ismini markalaştırır. Her ödülün farklı kriterleri olmakla beraber, ödül kapsamları ve coğrafyaları da değişkenlik gösterir. Örneğin, mimarlık dünyasının bir nevi Nobel’i sayılan ve en prestijli ödülü kabul edilen Pritzker Mimarlık Ödülü, topluma ve mimarlığa anlamlı katkılar sağlayan mimarları onurlandırma iddiasıyla 1979’dan beri her sene dünya çapındaki mimar ve mimari projelere verilir ve ödül sürecinde şiddetli bir rekabet söz konusudur.  Bölgesel ödüllerden öne çıkanlardan biri olan Avrupa Birliği Mies van der Rohe Ödülü ise her iki yılda bir Avrupa’daki kaliteli mimari çalışmaları tanımak ve ödüllendirmek amacıyla 1987’den beri verilmektedir.  Bu ödül, Avrupa sınırları içinde tamamlanmış çalışmaları kapsar. AIA Altın Madalyası, Amerikan Mimarlar Enstitüsü tarafından 1907’den beri her yıl verilir ve yine en prestijli ödüller arasındadır. Mimarlıkta kalıcı etkiler bırakan mimarlara verildiği iddiasındadır. 

...
Nesibe Kınataş
İstanbul`da Bir Kitap Kültür Merkezi: eş-Şebeketü`l Arabiyye
Özet

Arapça kitaplara olan yılların özlemidir belki de beni yollara düşüren, Arapça yayın bulunduran kitapçı ve yayınevlerinin bulunduğu İstanbul’a götüren yollar. Sosyal medya mecraları aracılığıyla tanımıştım onları, bu da bu mecraların onca olumsuzlukları arasında, hanelerine yazılacak bir artıdır aslında, ama yine de onları yerinde görmek lazım dedim ve düştüm yollara. 

...
Muhammed Ekrem Çavuş

Gezi Notları

Benim Gözümle Coğrafyalar
Özet

Toledo’ya girerken bizi Endülüs mimari (Müdeccen) üslubuyla inşa edilmiş bir İstasyon binası karşıladı. Bu mimari üslubu artık her yerde hissedebiliyorsunuz. At nalı kemerler, beyaz-kırmızı renkli kemer yapıları vs.. 

...
Mehmet Azimli
Prof. Dr./Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Diyarbekir Kalesinden Notlar (2014-2017)
Özet

Riga’dan İstanbul’a dönüyorum, Diyarbakır Uçağı uçağıma yetişiyorum. Fakat uçak çok kalabalık. Stockholm’den gelen yolcular var. Çoğu Kürdistanlı. Erbil, Zaho vesaire. Bir kaçıyla sohbet ediyorum. Yan tarafta bir bayan iki küçük çocuğuyla oturuyor. Benim yanımdaki kadının eşi; Erbilli. “Kardeşim havaalanında bekliyor bizi almaya geldi, Onun arabasıyla Erbil’e gideceğiz” diyor. “İnşallah Yüksekova havaalanı yapılırsa Yüksekova uçağına bineceğiz ve 6 saatlik yolumuz 2.5 saate düşecek” diyor. Bu arada çocuklarının adı dikkatimi çekiyor. Birinin adı Recep öbürünün adı Tayyip. Üçüncü çocuklarının isminin ne olacağını yaşayacağımız süreçler mi gösterecek bilmiyorum. Siyaset konuşmaktan bıktığım için o faslı açmıyorum.

...
Bülent Sönmez
Prof. Dr./İzmir Katip Çelebi Üniversitesi

Kitap Kritikleri

Adalet: İslamî ve Batılı Perspektifler / Zafer Iqbal
Özet

Çeviri: Lütfi Sunar
İktisat Yayınları

İslami konum, yeryüzündeki mevcut yaşamın Tanrı’nın halifesi olarak insanların sorumluluklarını yerine getirip getirmediğine ilişkin bir imtihan olduğu şeklindeki metafizik kavrayıştan kaynaklanmaktadır.

...
Yaşar Destanoğlu
İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi
Adl-İ İlahi (İlahi Adalet) / Murteza Mutahhari
Özet

Çeviri: Prof. Dr. Hüseyin Hatemi
İşaret Yayınları

Evrende bazı şeyler kendi başına vardırlar, bunlara “cevher” denilir, bazı şeyler de cevherlerin “arazı”dır. Arazlar kendi başlarına varlıkları olmayan, yani yokluk türünden şeylerdir. Varlık ve gölge ilişkisi gibi hayır ve şer, iyilik ile kötülük arasında bir ilişki vardır. 

...
Kadir Canatan
Prof. Dr./Sabahattin Zaim Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi
Bir Adalet Teorisi / John Rawls
Özet

Çeviri: Vedat Ahsen Coşar
Phoenix Yayınevi

Rawls’un vurguladığı iki adalet ilkesinin temel amacı, eşitlik ve özgürlük isteklerini belirli bir noktada buluşturmaktır.

...
Roza Süleymanoğlu Dinçer
Doğuş Üniversitesi
İLİMYURDU Yayıncılık ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti.
Adres : Molla Gurani Mah. Akkoyunlu Sk.
            No: 36 Fındıkzade Fatih / İstanbul
Tel      : 0212 533 05 35
Faks   : 0212 631 53 69
Mail    : info@yetkindusunce.com
Tüm Hakları İlim Yurdu Yayıncılık’a aittir. Kaynak belirtilmeden hiçbir içerik kopyalanamaz. | Tasarım & Yazılım: Dizayn Sanat