Tanrıyı Yeryüzünden Kovmak

Yıl:2 Sayı: 5 (Ocak - Şubat - Mart)

Tanrıyı Yeryüzünden Kovmak

Editörden
Bu sayıdan itibaren Yetkin Düşünce dergisi, 2. yılına girmiş bulunmaktadır. Bir platform olma ve evrensel düşünce üretimi ve tartışmalarına katkıda bulunma gibi mütevazi hedeflerle yola çıktık. kendi kurdukları kapalı dünyada mutlu ve konforlu yaşama ve hakikatten rahatsız olma tavrının artıyor olması bizi endişeye sevk etse de, insanlığa (âdemiyete) açılan ve onlarla etkileşimi amaçlayan geniş ufuklu bir evreni işaret etmeye devam etmek istiyoruz. Bu yolda bizi yalnız bırakmayacağınıza olan inancımız tamdır. 
 
Dünya hızla değişiyor. Bu, “dünya” ve “değişim”e dair rutin bir cümle olmakla birlikte, görmek zorunda olduğumuz bir diğer nokta da, dünyanın yaşadığı paradigmal krizdir. Bu krizi küresel ölçekte ekonomik düzlemde dünya insanlarının yaşadığı açlık ve yoksulluk; siyasal düzlemde çatışmalar, adaletin giderek zayıflaması, adil gelir paylaşımının olmaması, büyük kitlelere (Müstazaflar) uygulanan tahakkümler üzerinden gözlemlemekteyiz. Deizm ve ateizme yol veren kötülük (teodise) soru(n)ları, tam da buradan fışkırmaktadır. 
 
Sosyal, siyasal, ekonomik vb. görünümlerde (tikelliklerde) yeşeren bu sorunların daha üst düzlemde paradigmal krizin bir yansıması olduğunu artık bilmekteyiz. insanlar yaşadıkları bu sorunları, dikey boyutta tanrı-insan ilişkilerine yansıtmaktadırlar. Dolayısıyla bugün deizm, ateizm ve agnostisizm şeklinde tartışılan konuların, insandan tanrı’ya doğru giden bir yol üzerinde sorunsala dönüştüğünü, insanın yeni konum alışlar belirlediğini söyleyebiliriz. yani deizm, ateizm ve agnostisizm üzerinden “tanrı”ya dair olduğu düşünülen derin sorunun, bir insan sorunu demeye geldiğini belirtmeliyiz. tam da bu sebeple, Müslümanların bir aktör olarak tarihe girmeleri gerekmektedir.
 
Bu sayıya birbirinden değerli yazarlarımız konuya farklı yaklaşımlarıyla katkıda bulunmuşlardır. Bu minvalde Vejdi Bilgin, aydın topaloğlu, ahmet keleş, M. yaşar Soyalan, Esat arslan, kadir canatan, Şaban ali Düzgün, Muhammet Çelik, atasoy Müftüoğlu, abbas Pirimoğlu, Muhammet Özdemir ve Mustafa Demirtaş’a katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. konuyu farklı noktalarından analiz eden bu yazılarla, tarihsel ve aktüel tartışmaları izleyebileceksiniz. 
 
Bu sayımızda dosya konusuyla ilgili büyük ilgi duyarak okuyacağınızı düşündüğümüz iki söyleşimiz var. Birincisi, Prof. Dr. ahmet arslan Bey’in konuyla ilgili derinlikli görüşlerini ifade ettiği önemli bir metin. Bu söyleşi için hem ahmet arslan beye hem de bunu gerçekleştiren arkadaşlara şükran borçluyuz. ikincisi de, yeni kurulan Deizm Derneği başkanı Özcan Pali Bey de söyleşileriyle bize katkıda bulundular. 
 
kültür-Sanat bölümümüzde, yakın zamanda gösterime girmiş olan ve çok seyredilen “Müslüm” filminin nevin Başaran tarafından yapılmış bir analizini okuyacaksınız. kültür-Sanat kısmının bu sayıda söyleşi ile bir konuğu bulunmaktadır: ulvi alacakaptan. Sanat ve tiyatro üzerine yaptığımız derinlikli ve sıcak sohbet için kendisine şükranlarımı sunuyorum. kitap kritiği kısmında dosya konusuyla ilgili iki kitabın analizini okuyabilirsiniz. 
 
Gelecek sayının konusu “Felsefe, Siyaset ve İlahiyat” olarak belirlenmiştir. Bu sayıla katkı sağlayacakların yazılarını bekliyoruz. Yetkin Düşünce dergisi, gelecek sayıdan itibaren yeni bölümlerle renkli ve zengin hale gelmeyi planlamaktadır. türkiye Güncesi, biyografi ve dergi kritikleri hedeflediğimiz yeni bölümlerimiz. tartışma, analiz ve kritiklerle düşünce dünyasında bir etkileşimi, ilmi tecessüsü ve ilgiyi artırmak en temel hedeflerimizden. Gelecek sayıda yeniden buluşmak ümidiyle…
 
Mustafa TEKİN
Genel Yayın Yönetmeni  

Dosya

Paradigmal Krizin Görünürlük Noktaları: Deizm, Ateizm
Özet

Biz en baştan soruna üç ayrı önerme ile yaklaşıyoruz. Bunların hepsi bir “cevap verememe” durumuna işaret etmektedir. Birincisi, Deizm, ateizm teoloji problemi olmaktan ziyade paradigma krizine işaret etmektedir. Dünyadaki egemen paradigma, insanın sorunlarına cevap verememektedir. ikincisi, deizm ve ateizm tanrı değil insani ve toplumsal alana dairdir. 

...
Mustafa Tekin
Prof. Dr. / İstanbul Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Yaşamın Evrimi ve Yanıbaşımızdaki Allah
Özet

Sanki bedenimiz gücü ve imkanı nispetinde bizlerin hayatını korumak için tüm organlarıyla ve tüm sistemleriyle sanki muhteşem bir doktor, bilim adamı, mühendismiş vs. gibi çalışmaktadır. Bedenimizdeki bu çok hassas ölçülerle ve çok ince süreçleri göz önüne alarak işletilen sibernetik hakkında fizyoloji ders kitabımız hiçbir şey bilmemektedir.

...
Esat Arslan
Dinlerin Sözünün Tükenişine Doğru mu Gidiyoruz?
Özet

Değer Üretemeyen Dinin Değersizleşmesi Üzerine Bir Giriş Denemesi

Teknolojinin böyle bir tasavvura evirilmesinde dini olanın ve dindarın/ din adamının, doğrudan veya dolaylı ne kadar katkısı var? Veya din veya dindar/din adamı bilim veya teknolojiyi yönlendirmek veya “kötü gidişatı” engellemek için neler yapmıştır? kendi inananlarını bu duruma ne kadar hazırladılar ve hangi önlemleri aldılar, tepkisel veya değil hangi alternatif projeleri ürettiler? 

...
Mehmet Yaşar Soyalan
Deizm: “Dinlerin Sonu mu?” Kur’an Varken Asla!
Özet

“Dedim; “sen kimsin?” 
Dedi; “ben deistim.” 
Dedim; “ben kimim?” 
Dedi; “sen benim deist olmamın sebebisin!” 
Dedim; “neden? Ben ne yaptım ki?” 
Dedi; “her ne yaptıysan farkında olmadan yaptın! Ne yaptığını bilseydin ben deist sen de sebebim olmazdın!” 
“Farkında olmadan sebep olduklarımızın anısına bir öz-eleştiri…”
 
Müslüman gelenek Deizm ile yeni tanışmıyor. Daha islam’ın yayılmaya başladığı ilk yüz yıldan itibaren Berâhime, Sabiî Gnostizmi gibi özellikle de Doğu kökenli dinler ve bir kısım deist filozofların “nübüvvet” ve “Vahye” karşı olan olumsuz söylemleriyle birlikte Deist söylemle karşılaşılmıştır.

...
Ahmet Keleş
Prof. Dr./ Dicle Üniversitesi
Tanrı Sorunu mu, İnsan Sorunu mu?
Özet

İnanmaya ve İnanmamaya Dair yeni Bir Soru: 

Müslüman ülkeler Batının ilerlemesi ve nüfuzunun gitgide artması neticesinde büyük bir ümitsizlik ve maneviyât bozukluğuna uğramışlardı. onlar ortaçağ’daki üstünlüklerini tanrı’nın lütfu ile izâh ediyorlardı, çünkü kendileri tanrı’nın dinindendi.

...
Muhammet Özdemir
Yrd. Doç. Dr. / İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi
Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi
Tenzih ve Teşbih İkileminden Kurtulmak!
Özet

“İslamî” Deizmin kökenleri
 
Tenzih inancı, tanrı’yı hiçbir şeye benzetmek istemediği için onu bizden uzaklaştıran negatif bir teolojidir. Bu teolojiyi ve sonuçlarını halkımız arasında dolaşan bir fıkra çok çarpıcı bir şekilde bize anlatır. karadenizli bir hoca, camide uzun uzun tanrı’nın neye benzemediğini ve ne olmadığını anlatırken, ön safta duran bir adam yanındakinin kulağına eğilir ve şu sözleri sarf eder: “yok diyecek ama lafı dolandırıyor!”

...
Kadir Canatan
Prof. Dr./Sabahattin Zaim Üniversitesi
Sağlık Bilimleri Fakültesi
Deizm: Doktrin ve Öncü İsimler
Özet

Binlerce insanın diri diri yakıldığı teatral bir şiddetin baş aktörü durumundaki kiliseye karşı hiçbir şey olmuyormuş gibi sessiz kalınması mümkün değildi. Reform kiliseleri de deizm de bu reaksiyonun sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu zeminde hareket eden deistler, daha çok hümanizma ve tolerans vurgusu yapmışlardır.

...
Şaban Ali Düzgün
Prof. Dr./Ankara Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi
Ateizmin Doğası Üzerine Bazı Düşünceler
Özet

Kişiyi inanca veya inançsızlığa sevk eden en önemli etmen kanaatimizce o kişinin dünyayı nasıl gördüğü, etrafına nasıl baktığıyla ilgilidir? Diğer bir deyişle, varlığı karşı tepkisi ve onu nasıl yorumladığıdır. Doğrusu çevremize bakışın ve ona vermiş olduğumuz tepkinin ne kadarının kendimize özgü olup olmadığı da ayrı bir konudur.

...
Aydın Topaloğlu
Prof. Dr./İstanbul Üniversitesi
Bireylerde Travma, Sorgulama ve İnanç Krizi Sonrası Ateizme Geçiş Süreci
Özet

Türkiye dünyadaki bu gelişmelerin tam da ortasında yer almaktadır. 1960 ve 70’lerde türk gençlerinin gittikçe dinden uzaklaştığına dair bir haberin gazetecilik değeri oldukça düşüktü. 

...
Vejdi Bilgin
Prof. Dr./Uludağ Üniversitesi
Tanrı’nın Ölümü: Anti-Hıristiyan Değil Post-Hıristiyan Bir Olgu
Özet

Hıristiyan teolojisinin teslis ve enkarnasyon inancı ile ete ve kana bürünen tanrı, kant tarafından duyular âleminden sürülmüş, Feuerbach ve benzeri filozoflar da tanrının sürgün yeri olan duyuüstü âlemi tamamen reddetmiştir. Bu bağlamda yaşananlara açıklayıcı mottoyu nietzsche kelimelere döker: tanrı öldü.

...
Abbas Pirimoğlu
Avukat, Yeni Söz Gazetesi Yazarı
Türkiye Dindarlığındaki Agnostik Kırılmaların Toplumsal Arkaplanı
Özet

“Biz tanrıya bulaşmayalım, o da bize bulaşmasın…” 

Agnostisizmdeki belirsizlik ve tereddütlü hal, tanrı’dan önce toplumla ilgili meselelerle başlamaktadır. Bu, mesela eşimle evliliğim devam edecek mi belirsizliğiyle başlayıp, çocuğumla ilişkim devam edecek mi belirsizliğiyle artmakta, iş yaşamındaki belirsizlik, sosyal pozisyondaki belirsizlik, ekonomik ve siyasi belirsizlik derken insan duygulanımının derinlerine inmektedir.

...
Mustafa Demirtaş
Avukat-Araştırmacı
İnançtan İnançsızlığa Giden Bazı Yollar
Özet

Allah’ı biz görmeyiz, fakat ona inanırız. Peygamber dahi onu göremeyeceği için onunla melek aracılığıyla iletişim kurmuştur. Fakat allah inancı islam dininde hiç kimsenin onu idrak edemeyeceği ön kabulüyle temellendirildiği için, Müslüman, onun manevi sıfatlarına inanır ve ötesine geçerek onun nasıl olduğunu düşünmeye yeltenmez. 

...
Muhammet Çelik
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi
Kavramsal Mahkûmiyete Katlanmak
Özet

Kendi kavramsal sistemiyle konuşamayan bir toplum ve kültür, her alanda mülksüzleştirildiği için kendisini ifade edemez. uzak geçmişte, içe ve geçmişe kapanarak dünya ve tarih misyonunu kaybeden islam toplumları, yakın geçmişte çok yönlü mülksüzleştirmelere, düşünsel-kültürelfelsefi-entelektüelideolojik-politik-fiziksel mülksüzleştirmelere tabi tutuldular. 

...
Atasoy Müftüoğlu

Söyleşi

I. BÖLÜM: Prof.Dr. Ahmet Arslan / “Dünya Daima Efsaneyle/ Dinle kurulur!”
Yazının tamamını okumak için : Yazıyı Oku

Özet

“İnancın Çocuksu Mutluluğundan Çıkış: Ate’lik” Üzerine:

Teizm, deizm, ateizm ve agnostisizm Tanrı karşısında insanın bir duruş biçimini ifade etmektedir. Siz bu duruş biçimlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Bunlar düşünce ve felsefe tarihinde tanrı ile ilgili olarak ortaya çıkmış olan belli başlı tutumlar. Bildiğiniz gibi teizm en genel anlamda tanrının varlığını olumlama ve tasdik etme biçimidir. Deizm ise belli özelliklerle özdeş olan bir tanrının varlığını olumlamaktır. ateizmi ise genel manada tanrı-tanımazlık olarak tarif etmek mümkün. Burada bir ayrım yapmak gerekirse, Fransızca’dan mülhem “athée” ve “athéist” şeklinde kullanılan kavramlar bağlamında, ate ile ateist arasındaki farka işaret etmek gerekiyor. Birçok batı dilinde olduğu gibi sonu “–izm” yahut “–ist” şeklinde biten kavramlar ilgili görüşü savunan, bunu misyon olarak benimsemiş özneye vurgu yapar. Bu anlamda ben kendi adıma “ateist”ten ziyade “ate” tanımlamasını uygun buluyorum. yani tanrının olmadığı düşüncesini misyon edinerek bunun kavgasına soyunan biri değilim. agnostisizm ise bilgi olan gnosun olumsuzlanmasıyla tanrı’nın bilinemezliği tezini ortaya koyar. Hatta Razi’nin Fütühat’ta yer verdiği düşüncelerden hareketle onun bilinemezciliği savunan, eskilerin “la Edri”cilik olarak isimlendirdiği ekole mensup olduğu söylenir. Bu açık bir şekilde “tanrı var mı yok mu bilmiyorum!” demektir. 

...
Fatih Yaman
II. BÖLÜM Özcan Pali’yle Türkiye’de Deizm Üzerine
Yazının tamamını okumak için : Yazıyı Oku

Özet

“DüNYAYI DEİSTİRMEK”
 
Öncelikle sizi ve derneğinizi tanıyarak başlayalım dilerseniz. Özcan Pali kimdir, deizmde nasıl karar kılmıştır? Bildiğimiz kadarıyla önceki dönemde Ateizm derneği içerisinde faaliyetleriniz oldu. Deizm derneği gibi bir girişime niçin ihtiyaç duyuldu? 
 
1978 Erzincan doğumluyum, istanbul’da yaşıyorum. alevi bir ailenin çocuğuyum, 9 yaşından itibaren, aleviliği bir türlü benimseyemedim, onu islam dışı ya da islam’a yama yapılmaya çalışılan bir mezhep olarak gördüm. Dinin beş şartını yerine getirmenin daha doğru olabileceğini düşünsem de ülkedeki bağnazlıktan dolayı, inanç olarak kendim için uygun bir zemin bulamadım. 18 yaşında yehova Şahitleri-Hristiyan cemaati ile tanıştım. altı aylık inceleme ve araştırmam sonucunda hakikati bulduğumu düşündüm ve vaftiz olarak kadıköy cemaati’ne bağlı olarak 17 sene boyunca, sokak-sokak, kapı-kapı dergi ve broşür dağıtarak misyon faaliyetinde bulundum. Bu hizmet ve faaliyetlerin sonucunda cemaatte “Hizmet yardımcısı” ve “ihtiyar” olarak atandım. ancak, 2013 yılında gerçekleşen bir olay dini açıdan önemli bir hayal kırıklığı yaşamama sebep oldu. Sonrasında, iman ettiğim dini öğretileri tekrar sorgulamaya başladım. artık incelemelerimi imanla değil sorgulamayla ve bilimsel metotla yapmaya karar verdim. tabi daha önce iman ederek oluşan bilinçaltımda hep bastırdığım şüpheler artık gün yüzüne çıkmıştı. kutsal kitabı (tevrat, Zebur, incil’i) derinlemesine inceledikçe, bilimle uyuşmadığını, akıl ve mantıkla bağdaşmadığını daha çok gördüm ve bunun tanrı’nın sözü olamayacağına kanaat getirdim. uzun yıllar gönül vererek birlikte olduğum gruptan ve yehova Şahitleri “cemaat ihtiyarlığı”ndan istifa ederek ayrıldım. Bu ayrılıktan sonra bir deist olarak araştırmalara devam ettim ve gelişen süreçte önceki hayatıma benzer deneyimler geçiren, dinsel karanlıkta esir olan diğer insanlara yardım edebilmek adına bir dernek kurma fikrini kendimce olgunlaştırmaya çalıştım. Bu olgunlaşma evresinde çeşitli sosyal medya hesapları açarak fikirlerimi paylaştım ve bir deist olarak ateizm derneğine üye oldum. Bu üyelik bir yandan Deizm Derneği’nin kuruluşu için önemli bir lobi faaliyeti yürütmemde etkili oldu, diğer taraftan lgbt’li olmam ve SPoD lGBti derneğine de üye olmam dolayısıyla birçok ateist ve deist yeni dostlar edindim. 2018 Haziran’ında ise diğer kurucu üyelerle birlikte Deizm Derneği’nin kurulmasına katkı sağladım. Sorunuzun kişisel olarak cevabını böyle özetleyebilirim, diğer kurucu üyelerimizle ilgili kısım içinse derneğimizin http://deizmdernegi.org/belge5.pdflinkinden bilgi edinilebilir. 

...
Fatih Yaman
“Bana küfret Ama Muhafazakar Deme!” 
Özet

Ulvi Alacakaptan’la Türkiye’de Sanat ve tiyatronun Müslümancasını konuşmak: 
 
Sanat ve estetik insanoğlunun en geliştirici faaliyetlerinden birisi olagelmiştir. Sanat, doğayla, insanla farklı şekillerde teması sağlar. Sanat hep yeni çağların başlangıcının muştusudur. Rönesans Batı’da sanatla başlamıştır, modern ve postmodern çağlar da aynı şekilde sanat ile kendilerini gösterirler. Çünkü sanat, eleştirinin daha dolaylı, dokunaklı ve estetik bir dilini de sunar. 

...
Mustafa Tekin
Prof. Dr. / İstanbul Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi

Kültür Sanat

Müslüm (2018) Filmi Üzerine
Özet

İtirazım Var Bu Zalim Kadere, 
İtirazım Var Bu Sonsuz Kedere
Feleğin cilvesine, Hayatın Sillesine,
Dertlerin Cümlesine, İtirazım Var (1987) 
 
Ailede esas sorun baba figüründedir. Muhtemelen Müslüm’e “Baba” denilmesiyle ailenin babadan gördükleri ve filmde ifade edildiği gibi, onun baba olmaktan korkması arasında psikolojik bir ilişki vardır.

...
Nevin Başaran
Sosyoloji Öğrencisi

Kitap Kritikleri

Ateizm Yanılgısı / Selçuk Kütük
Özet

Ateizm Yanılgısı, Selçuk Kütük,
Açılım Kitap, İstanbul 2010.

Eserde dikkat çeken en ilginç kısımlardan biri de antropik ilke olarak bilinen argümandır. antropik ilke ilgili yorumlar üzerinde durulurken oldukça zengin örneklerle tanrının varlığı iddiası güçlendirilmiştir. Benzer şekilde termodinamik süreçler ve entropi kavramı üzerinden tanrının varlığına bilimsel bağlamda destek sağlanmıştır.

...
Selçuk Kütük
Deizm ve Ateizm Üzerine / Aliye Çınar
Özet

Deizm ve Ateizm Üzerine,
Aliye Çınar, Köprü Yayınları, İstanbul, 2018.

Deizm ve rasyonel ilahiyat ilişkisinden, bir yaratıcı fikrini iptal eden ateizme varıncaya kadar, bilhassa Bati düşüncesindeki doğum hikayesinden şimdiye kadar geçirdiği felsefî seyri takip etmek mümkündür. Pek tabii olarak bu yolculukta, deizmin ve ateizmin ülkemize yansımaları veya onun kendi dokusundan kaynaklanan kendine has zuhuratlarının izlerini de takip etmek mümkün olacaktır.

...
Aliye Çınar
İLİMYURDU Yayıncılık ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti.
Adres : Molla Gurani Mah. Akkoyunlu Sk.
            No: 36 Fındıkzade Fatih / İstanbul
Tel      : 0212 533 05 35
Faks   : 0212 631 53 69
Mail    : info@yetkindusunce.com
Tüm Hakları İlim Yurdu Yayıncılık’a aittir. Kaynak belirtilmeden hiçbir içerik kopyalanamaz. | Tasarım & Yazılım: Dizayn Sanat