Sayı : 33
dosya:
YALAN
EDİTÖRDEN
Bugün kazanmış olduğu dijital boyut ile daha da giriftleşen insan ve toplum ilişkilerinde insanlığın kadim bir meselesi olarak “yalan” gündemi daha da çeşitlenmiş görünümleriyle meşgul etmektedir. Kimileri için gündelik hayatın bir rutini olarak değerlendirilen “yalan”ın bugün postmodernlikle birlikte sistematik bir yaygınlığa kavuşması, üzerinde durulması gereken bir noktadır. Nitekim Trump’ın yalanları üzerinden daha çok konuşulan post/truth yani “Hakikat sonrası” kavramı “yalan” ve “aldatma”nın teknik ve iletişimsel boyutlarla kendisini gösteren sosyal bilimsel bir tartışma zemini oluşturmuştur. Diğer yandan yalan ve aldatmanın yaygınlaşmasının bir maharete dönüştürülerek kanıksandığı bir duruma tekabül eden postmodernizmde artık eskisi kadar kitlelerin tepkisi izlenememektedir.
Elbette böyle bir durum insan(lığ)ın geliştirdiği iletişim teknolojileri ve değiştirme işlemleriyle de ilintili görünmektedir. Nitekim fotoğraflar üzerinde oynamalar yapılmakta, suretler istenildiği gibi filtrelenebilmekte, yapay zeka ile bilgi ve görüntü yaratılmakta, tekniklerle insanın yaşlılık fotoğrafları tasarlanabilmektedir. Tam da bu sebeple yalan ve aldatmalar görüntü üzerinden gündelik hayata yayılmaktadır. Meseleyi bir yalan ve aldatma olmaktan çıkararak olumsuzluğunu azaltan husus, bu işlemlerin magazinel boyut kazanmasıyla da ilintilidir. Diğer yandan görüntüler üzerinden kolaylıkla algılar yaratılması ve toplumların yönetilmesi söz konusudur. Nitekim bir olaya ait olmayan ya da farklı zamanlarda alınan görüntülerden bir algı ve anlatı yaratılmasını izleyebilmekteyiz.
On Emir’de ve Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere kutsal kitaplarda öncelikli yasaklar içinde yer alan “yalan”ın kötülüklerin kaynağı olarak irtikaplara sebep olacağını tahmin etmek zor değildir. Dolayısıyla insanlar arası ilişkilerin derinliğine inildikçe yalan ve aldatma farklı katmanlarda farklı biçimlerde karşımıza çıkmaktadır. Fakat bugün sosyal bilimlerin birçok alanlarında yalan ve aldatma ağırlığıyla mütenasip bir tartışmanın konusu ol(a)mamıştır.
İşte bu zihni arkaplandan hareket ederek derginiz Yetkin Düşünce 2026 yılının bu ilk sayısını “Yalan” konusuna ayırmıştır. Bu minvalde bu sayıya Mustafa Tekin, Muhammet Özdemir, Ahmet keleş, Ali Öner, Kadir Canatan, Y. Emrah Keskiner, Cevdet Işık, Abdullah Ayaz, Emrullah Zorlu, Murat Çinici, Muhammed Coşkun ve Talip Tanır dosya konusundaki yazılarıyla katkıda bulunmuşlardır. Dosya dışında üç yazımız bulunmaktadır. İlki, M. Yaşar Soyalan’ın “Hız ve Haz Çağında Oruç temalı. İkincisi, Esat Arslan’ın Deleuze ve Mevlâna analizi. Üçüncüsü de, Mustafa Tekin’in “İnsanın “Yetkin”lik Arayışına dair makalesi.
Söyleşi bölümümüzde Yıldız Ramazanoğlu konuğumuzdur. Kendisi “yalan” konusunu tarihsel ve güncel boyutlarıyla ele almaktadır. Kültür-Sanat bölümünde öncelikle İsmail Yiğit ile çini sanatı üzerine yapılan söyleşiyi bulacaksınız. Yılların sanatçısı olarak Yiğit’ın sanat anlayışı ve tecrübelerini okuyacaksınız. İkinci olarak, Ömer Yılmaz’ın Kırgızistan gezisi izlenimlerini göreceksiniz. Kitap kritikleri bölümünde ise Furkan İnan “Mitomani” isimli kitabın kritiğini yapmaktadır. Tüm yazarlarımıza katkıları için teşekkür ederiz.
Yetkin Düşünce dergisi dokuzuncu yılına başlamış bulunmaktadır. Bu yıl da içeriği dolu sayılarla karşınızda olmayı umuyoruz. Elbette geride kalan yıllarda Türkiye’nin ve dünyanın gidişatına entelektüel düzeyde şahitlik etmeye çalıştık. Bugün de hız kesmeden yeni gelişen olaylara sahne olan dünya bizim kadrajımızda olmaya devam etmektedir. Dergiler muhatap kitleleri ile etkileşimde bulunarak yollarına devam ederler. Bu anlamda Yetkin Düşünce dergisi okurları ile etkileşime üst düzeyde önem vermektedir. Yetkin Düşünce dergisine verilen destek, Türkiye’nin entelektüel seviyesine bir destek anlamına gelmektedir.
Yetkin Düşünce dergisi 2026 yılının ikinci sayısının konusunu “yapay zeka” olarak belirlemiştir. İçinde yaşadığımız dünyada giderek hayatın içine kimi açılardan zorunlu misafir olarak dahil olan, ancak her halükarda insanın bir parçası haline gelen yapay zeka konusunun geniş ölçekli analizi gelecek projeksiyonu bağlamında anlamlı olacaktır. Bu minvalde yazarlarımızı konuyla ilgili katkı yapmaya çağırırken, sağlık, mutluluk ve başarı temennisiyle…
Mustafa TEKİN
Genel Yayın Yönetmeni