Sayı : 29
dosya:
Erkeklik
EDİTÖRDEN
İnsanoğlunun bir gerçe(kli)ği olarak cinsiyetler, farklı alt başlıklar çerçevesinde bugüne gelinceye kadar farklı tartışmalar eşliğinde bir gündem oluşturmuştur. Öyle ki kimi zaman anatomik yapıları itibarıyla tıp boyutuyla, kimi zaman toplumsal kurulumları itibarıyla kültürel boyutuyla, kimi zaman rol, görev ve yükümlülükleri çerçevesinde bu vüsatli tartışmalar tarihi verilere bakıldığında görülebilecektir. Diğer yandan erkekle kadın ilişkilerinin birbiriyle karşılaştırılması sonucunda oluşan geniş bir edebiyatı görebilmekteyiz. Yine “ana tanrıça” ve “erkek tanrı” arasındaki ilişkilerde kadın ve erkeğin egemenlik üzerinden tartışmaları da ayrı bir yer tutmaktadır. Bunların da ötesinde popüler düzeyde cinsiyetlere ve bu arada erkeklik ve kadınlıklara dair atasözlerinden deyişlere kadar ciddi bir yazın da bulunmaktadır.
Premodern dönemde sosyal ağlar, aile, üretim-tüketim ilişkileri çerçevesinde erkek ve kadının toplumsal konum ve rolleri belirlenmekte idi. Her dönemde kendi koşulları içerisinde bu rol ve konumlandırmalar değişmektedir. Hatta kadın ve erkeğe dair anlayışlar süreç içerisinde değişmiştir. Bu dönemde tabii ki modern zamanların sorunları ve bu sorunlar çerçevesinde kadın-erkek rol ve konumlandırmasından bahsedemeyiz. Fakat bugünden geçmişi sorunsallaştıran cinsiyet tartışmaları da anakronik bir şekilde devam etmektedir.
Modern zamanlara gelindiğinde kırılma yaratan bir dizi gelişmelerden söz edebiliriz. Fransız Devrimi, sanayileşme, Aydınlanma düşüncesi bu kırılmalarda ana noktayı oluşturmaktadır denilebilir. Bu değişimlerden önemli oranda payını alan ve hatta bugüne kadar sürekli değişimlerle kendisini gösteren hususlardan birisi de cinsiyettir. Özellikle son 40-50 yıldır hem dünyada hem de Türkiye’deki gelişmelere bakıldığında, kadınlara yönelik pozitif teşvikler üzerinden politika ve stratejiler geliştirilmiştir. Hatta yeni hukuk düzenlemeleri ile bu stratejiler kuvvetlendirilmeye çalışılmıştır.
Bu minvalde bir cinsiyet olarak “kadın” konusu son dönemde her bakımdan inceleme ve araştırma konusu olmuştur. Öyle ki değişimden çalışma hayatına, ataerki kavramından dine kadar “kadın” bu araştırmaların merkezi konusunu oluşturmuştur. Tam da bu noktada ve tüm politika, değişim ve stratejiler karşısında “erkeklik”, kendisine yapılan yüklemeleri, içerikleri, geldiği konum, roller ve beklentiler açısından analizi gerektiren bir hüviyetle dikkat çekmektedir. Aradan geçen zamanda erkeklerin zaten imtiyazlı olduğu düşüncesinin egemenliği altında erkekliğin ne hale geldiğini tartışmak, özellikle geleceğe dair toplumsal stratejilerin belirlenmesinde önemli hale gelmiştir.
Tüm bu bileşenler etrafında Yetkin Düşünce dergisi “erkeklik” fenomenini farklı boyutlarıyla ele almayı hedefleyen bir sayı ile karşınızdadır. Bu sayıya Mustafa Tekin, Kadir Canatan, Ahmet Keleş, Ali Öner, İlhami Güler, M. Yaşar Soyalan, Mualla Kavuncu, Yıldız Ramazanoğlu, Sıla Türköne, Osman Dertli, Sıddık Ağçoban, B. Banu Okutan, Muhammet Özdemir, Emrullah Zorlu dosya konusundaki yazılarıyla katkıda bulunmuşlardır. Bu sayıda “erkeklik” bağlamında söyleşimize katılan iki konuğumuz bulunmaktadır. İlki, kadın ve cinsiyet üzerine siyaset bilim alanında çalışmalar yapan Fatmagül Berktay. İkincisi de, meselenin hem teorik hem de pratik boyutlarıyla ilgilenen tıp doktoru Zeki Bayraktar. Dosya dışı yazı bölümünde ise Esat Arslan’ın Albert Camus’dan yola çıkan İslami varoluş tartışması yer almaktadır.
Bu sayıda kültür-sanat bölümünde bir söyleşi ve bir film analizi bulacaksınız. Hat sanatının incelikleri, estetiği, eğitimi ve Müslüman toplumlardaki yeri üzerine hattat Kuddusi Doğan ile yapılan söyleşinin ilginizi çekeceğini düşünmekteyiz. Zuhal Bayram’ın yine dosya konusuyla ilgili olarak erkeklik ve işsizlik çıkmazında “Güneşli Pazartesiler” filmini analiz eden yazısını okuyacaksınız. Kitap kritikleri bölümünde ise “Bitik Erkekler” kitabı Necmiye Durmuş, “Erkekliğin Türkiye Halleri’ ise Feyza Nur Kaleci tarafından analiz edilmiştir. Katkıları için tüm yazarlarımıza içtenlikle teşekkür ederiz.
2025 yılına girdiğimiz şu zaman diliminde derginiz Yetkin Düşünce yedi yılı ve yirmi sekiz sayıyı geride bırakmıştır. Ele aldığı ve tartıştığı konular, entelektüel seviyesi ile emsalleri içindeki farklılığı ile Yetkin Düşünce dergisi dikkat çekmektedir. Siz değerli okuyucularımızın giderek dergiye artan ilginizi fark ederken, gelecekte bu ilginizin artarak devam edeceğini düşünmek bizi sevindirmekte ve motivasyon kaynağı olmaktadır. Dijitalleşme çağında dergimize destek, geleceğe doğru biriktirilen bir kuvvet hükmünde olacaktır.
Derginiz Yetkin Düşünce 2025 yılı ikinci sayısını “Töre ve Törenler” başlığına ayırmıştır. Tarihsel süreç boyunca ve bugün toplumsallık, kültürelliği çözümlemede iyi bir analiz alanı olabilecek bu konu, aynı zamanda bir toplumun çok boyutlu perspektifini sunmak açısından da önemli görünmektedir. Olabildiğince renkli çözümlemeleri ortaya çıkarabilecek bu konuda yazarlarımızı katkı sunmaya davet ederken, sağlıklı, mutlu ve başarılı günler temennisiyle…
Mustafa TEKİN
Genel Yayın Yönetmeni